DÖLYOLU AKINTISI
Kaynağı serviks bezleri, dölyatağı boşluğu ve dölyolu örtücü dokusundan gelen sızıntılar. Normal akıntı miktan 1-2 cmVü aşmaz; genel olarak bir kokusu yoktur, herhangi bir azdırmaya yol açmaz. Dölyolunun nemliliğini sağlayan bu akıntı yaş dönümünden sonra azalır.
Dölyolunun normal akıntısından başka, anormal akıntıları da söz konusudur. Bu akıntıları meydana getiren etkenlerin başında dölyolu kamçılısı (Trichomonas vaginalis) adını taşıyan birgözeli hayvan gelir. Dölyolu kamçılısının şekli oval olup, boyutları yaklaşık olarak bir akyuvarınkiler kadardır, Hücreden dışarı doğru uzanan kamçıları hareket etmesine yarar. Hayvanın yaşaması için dölyolunda asitlik derecesi (pH) 5*5-6 olmalıdır. Bu nedenle, eskiden bu etkenin yol açtığı anormal akıntılarda, dölyolunun asitlik derecesini normale yaklaştırmak için zayıf bir asit olan sirkeyle dölyolunun yıkanması (vajina lavajı yapılması) öğütlenirdi. Bu hayvan insandan insana, genel olarak cinsel birleşmeyle geçer. Aynı tuvalet araçlarını kullanan kadınların da birbirlerine bu mikrobu vermeleri mümkündür. Bazı’ araştırıcılar bu mikrobun tuvalet kapaklarında 45 dakika canlı kalabildiğini tesbit etmişlerdir. Kadınların yaklaşık olarak yüzde onunda dölyolu kamçılısı vardır. Hiç bir şikâyete yol açmayabileceği gibi, ileri derecede akıntı ve koku yapabilir. Dölyoluna komşu organlardan sidik torbasına geçerek, kadında sistit belirtilerine (sık işeme, işerken yanma v.b.) yol açabilir. Dölyolu kamçılısı olan bir hasta muayene edildiğinde servikste küçük noktalar şeklinde kanamalar ve dölyolunda yeşilimsi beyaz küçük köpükler içeren bir akıntı görülür. Alınan akıntının mikroskopla incelenmesi teşhisi doğrular. Yalnızca dölyoluna konan ilâçlarla dölyolu kamçılısını ortadan kaldırmak olanaksızdır. Çünkü mesane ve makata geçmiş olan dölyolu kamçılıları, tedaviden sonra dölyolunun yeniden mikroplanmasına neden olurlar. Bu nedenle, tedavi ağız yolu ile de ilâç kullanarak vücudun herhangi bir yerinde bulunabilecek mikropların ortadan kaldırılmasına yönelir. Bazı inatçı olaylarda, kadının yanı sıra kocasını da tedavi etmek gerekir. Anormal dölyolu akıntısının ikinci etkeni Candida albicans ya da Monilia albicans adı verilen bir mikroptur. Bu mikrop asitli ortamı seven bir mantar türüdür. Bu nedenle gebelik sırasında daha çok görülür, gebelikten sonra dölyolunun asitlik derecesinde azal-ma olduğundan çok kere kendiliğinden ortadan kaybolur. Doğum kontrolü hapları, kadınlarda gebeliğe benzer bir hormonsal durum meydana getirdiklerinden dölyolunun asitlik derecesi artar ve bu nedenle bu mikrobun do-ğurduğu akıntılar daha sık olur. Dölyollarında bu mikrop bulunan kadınların doğurduğu çocuklar doğum sırasında bu mikrobu kapar ve daha sonra ağızlarında pamukçuk meydana gelir. Candida albicans nedeniyle akıntısı olan kadınların dölyolunda, peynirimsi bir salgı göze çarpar. Tedavi için mantar tipi mikroplara karşı kullanılan mikostatin ve benzeri ilâçlar dölyoluna fitil ya da tablet şeklinde konulur. Anormal dölyolu akıntısının üçüncü etkeni bakterilerdir. Daha çok Streptococcus piogenes, Stafilocoecus aureus ve Escherichia coli adı verilen mikroplar ve gonokoklar, bakteriye bağlı dölyolu akıntılarının nedenidirler. Bel» soğukluğuna neden olan gonokoklar cinsel birleşmeyle geçerler; diğerleri ya direnci azalmış olan vücuda herhangi bir dış kaynaktan, ya da makattan dölyoluna gelmiş olabilirler. Genel olarak yeşilimsi sarı ve kötü kokulu bir akıntıya yol açarlar. Tedavi için ağız ve dölyatağı yoluyla antibiyotik kullanılır.

Benzer Yazılar:

  1. Dölyolu Akıntısı sebepleri nelerdir?
  2. Dölyolu Akıntısı neden olur?
  3. Dölyolu
  4. dölyolu akıntısı nedir
  5. Vajinit nedir?