1.2.5 GEBELİKTE SIK GÖRÜLEN RİSKLİ DURUMLAR VE ALINACAK ÖNLEMLER
Günümüzde kadın ve erkek için geliştirilmiş, son derece güvenilir yöntemler vardır. Buna rağmen çiftlerin önemli bir bölümü hala geleneksel yöntemleri uygulamaya çalışmaktadır. Bunun sebepleri ise hizmete ulaşmamaları verilen hizmetin yetersiz olması ve hizmeti verenlerin yeterli bir bilgi donanımına sahip olmamasına bağlıdır. Bunlardan dolayı hala günümüzde gebelikteki riskli durumlar çözümlenememiştir. Her yeni doğanın hastalık ile doğma olasılığı 02-3 olduğuna göre “risksiz gebelik yoktur. Ancak bazı gebeliklerde çeşitli nedenlerle bu oranda risk artısı söz konusudur ve “artmış” riskli gebelik” olarak tanımlanır. Daha riskli bu gebeliklerin diğerlerinden ayırt edilmemesi ve doğum öncesi olanakların araştırılması gerekir .bu görev doğal olarak gebeyi izleyen Ebeye ve kadın doğum uzmanına düşmektedir. (52)
Başarılı ve mutlu bir gebelik seyri için gebeliğin önceden planlanması, çiftin psikolojik ve ekonomik açıdan sunu hazır olması, yakın aile desteği, anne baba adayının gebelik ve doğum ile ilgili gerekli bilgilere yeterli düzeyde sahip olması arzu edilir. Bu durum gebelikte oluşsa bile bazı problemlerin ne zaman ve hangi düzeyde yaşanılacağının önceden bilinmesini anne ile bebek arasında daha sağlıklı bir iletişim kurulmasını ve gebeliğin daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır. Gebelik kararı verilmeden önce anneye ait riskli durumların önceden takip edilip tedavi edilmesi gerekir. (26,61,51)
1.2.5.1 Adülesan Gebelik
Adülesan anne tanımından evrensel bir güneş birliği olmamasına rağmen genelde 18 yaş ve altı gebelerde Adülesan gebelik olarak kabul edilmektedir. Literatürde adölesan gebelik oranı %6,3 – 9,6 olarak verilmektedir. Ülkemizdeki Adülesan gebelik oranları ile ilgili çok fazla araştırma olmamasına rağmen 1998 Türkiye nüfus ve sağlık araştırması sonuçlarına göre 15-19 yaş arası gebelik oranı % 7,8’dir. (7)
Adülesan dönemde fiziksel büyüme ve gelişme psiko-sosyal gelişme ve cinsel gelişim yada üreme sağlığı ile ilgili sorunlarla karşılaşılmaktadır.
Adülesan kendine özgün emosyonel reaksiyonlar ve sağlık açısından riskli davranışlar içerir. Sonuçta cinsel münasebetlerin başladığı, gebeliklerin ve komplikasyonlarının tanınacağı ve dolayısı ile mortalize ve morbititenin yüksek olarak gözlendiği bir dönemdir. (27,28)
Adülesan gebelik ve gebeliğe bağlı komplikasyonları proterm doğum, preezlemsi, plasenta previa, ablatio plasenta, abortus immenes her zaman ilk sebepler olarak ele alınmalı ve ekarte edilmelidir. Yapılan araştırmalara göre Adülesan gebeliğin komplikasyonları ileri yaş gebeliğine göre daha azdır. (7,27,28)
EBE BAKIMI
Günümüzde giderek artan sıklıkta görülen Adülesan gebelikler ülkemiz için büyük bir sosyal sorun oluşturmaktadır. Bu nedenle bu dönemde genç kızların cinsellik ve kontroseptif yöntemler konusunda bilgilendirilmelidir. Bu dönemde önerilen kontroseptif yöntem bariyer yöntemlerle olmalıdır. (27,28,20)
Adülesanın yaşı, gelişimi, sosyo-ekonomik durumu doğum öncesi bakım alıp almaması Adülesan gebeliğin riski düzeyini belirler. Ebe gebeye yeterli desteği sağlamalı, ihtiyacı olduğu bilgileri vermeli ve izlenimleri dikkatle yapmalıdır. Ebenin bu konuda en önemli görevi Adülesan gebeliği önleme olmalıdır. Bunun için Adülesan gebeliklerin anne ve çocuk sağlığına getireceği riskler anne ve çocuk sağlığına getireceği riskler konusunda toplum bilinçlendirilmelidir.
Düzenli bir gebe takibi ile hem perihatal mortalize ve morbitide oranların düşürmekte hemde doğumun normal seyirde gitmesini sağlanaktaıdır. (7,20)
1.2.5.2 İleri yaş Gebelik
35 yaş ve yaş üzeri yaş gurubu ileri yaş gebelik olarak tanımlanır. Bebek sahibi olmak için en uygun yaş 20 – 30 yaş arasıdır. Anne yaşının ilerlemiş olması, beraberinde gebelik lomlikasyonları ilişkisinide getirir. Anne adaylarının 35 yaş ve üzeri olmuş durumuna ileri anne yaşı diyoruz. 35 yaş sınırı tamamen istatistiki verilerden çıkarak saptanmıştır. (13,54)
35 yaş üzeri anne adaylarında görülen komplikassyonlar, bu yaşlarda üreme siklusunda bozulmalar görülür. Over hormonundaki yeteli ve düzenli salgılanmaz. Overlasyon şans azalmıştır. Kadının fertilizesi düşmüştür. Bunun yanında ovarial sikrustaki düzensizliğe bağlı aynı anda birden fazla ovulasyon görülebilir. Sonuçta ikiz gebelikler ortaya çıkar. Gene ovumun kendisindeki defektler fetastakorsiyonal onamolilere neden olabilir. (23)
anne yaşı ilerledikçe kromozon anomalili bebek doğurma riski artar. İleri yaştaki anne adaylarında abartus riskide artmıştır. Bu yaş durumdaki kadınlarda düşük riski 4 kat daha fazladır.
35 yaş üzerinde trofobkstik hatalıklara daha raslanmaktadır. Damar dolaşımının ileri yaşlarda bozulmamasına bağlı olarak, düşük doğum ağırlıklı bebek durumunu risklidir. Plesantel yetmezlik, ıntrauterih gelişme geriliği açısından daha yakın takip gerekir. Sezeryan olma riski çok yüksektir. (4,51,23)
ebelik bakımı : yaşla ilgili problemleri önleme veya erken planlanması, problemler ortaya çıktığında uygun bir yaklaşım planlanmalıdır.
Bütün gebeler daha yakın ve özel takiplidir.
Belirgin risk artışı nedeniyle yaş üzeri gebeliklerde gen incelemesi yapılmalıdır.
Komplikasyon gelişmesi açısından risk taşıyan ileri anne yaşı sorunlarının gebelik bitiminden sonra kaybolup kaybolmadığı mutlaka izlenmelidir. (51,23)
Gebelikten önce eğitim verilmeli ileri gebeliğin riskleri artmalıdır. Etkin aile planlaması yöntemleri öğretilmelidir.
Gebelik boyunca etkin bir bakım ve izlem yapılmalıdır. Ebelikten sonra olursa olan riskli durumlar önlenmiş olur. (23)
1.2.5.3 DOĞURGANLIK
Sık ve çok sayıda olan gebelikler kadının sağlığını önemli derecede etkilemektedir. Kadınlar bir doğumdan diğerine fizyolojik olarak 2-3 yılda hazırlanabilmektedir. Bu aradan daha sık olan gebeliklerde hem anne hem bebek için hastalık ve ölüm hızı yükselmektedir. Ülkemizde yüksek olan anne ve bebek ölümlerine neden olarak kadınların sık ve çok sayıda gebelikleri gösterilir. (29)
Aşırı doğurganlığın evli kadınlarda görülen sinekolojik hastalık ve şikayetler ve yakından ilişkisi vardır daha fazla çocuk doğuranlarda görülen sinekolojik hastalıklar 4’ten az çocuk doğuranlara bakışla daha fazladır.
Bu sık doğumlar annede genellikle anemi, descensus prokosus ve enfeksiyonuna zemin hazırlamalarda gebelik ve doğum komplikasyonları arttırmaktadır. Bunun yanında doğum sayısı arttıkça ve doğumlar arası süre azaldıkça spontan düşük, ölü doğma ve bebek ölümlerinde artış gözlenir. (29,30)
EBELİK BAKIMI : aşırı doğurganlık gebelikte doğum öncesi ve doğum sonrası dönemde kanama riski, inemi ve aksuntu previzayadan olur. (14)
Gebeye sık ve aşırı doğumların oluşturduğu komplikasyonlar anlatılır. Çok fazla çocuk sahibi olmanın sosyo-ekonomik durumu nasıl etkileyebileceği anlatılır. Ekonomik zorluklar yaşayacağı çocukların eğitimi için gereken parayı ve zamanı bulamayacağı anlatılır. S.L gebeliğinin anne düşünmesine neden olabileceği anlatılır. Her şekilde olan gebeler düzenli ve sık sağlık bakımı almalıdır. Kontrollerine düzenli gelmesi söylenir. (23,25)
1.2.5.4 Gestosyonel Diabet
Hastalığın başlaması veya ilk kez tanınması mevcut gebelik süresince ortaya çıkar. Bu durumdaki kadınları çoğu obes’dir. Olayların büyük bir çoğunluğu ağır seyretmez, sadece diyetle kontrol altında tutulur. (31,16)
Diyabetes Mellitus (DM) gebelikte en sık görülen tıbbi hastalıktır. Ve tüm gebelerin %2-3’ünü etkiler. Bu olgulardan %90’ınında gestasyonel diabetes melliters oluşturur. (59,15)
Gebelere glikoz yükleme testi ile diabet taraması yapılarak erken dönemde tanısı koyulabilir. Açlık glikoz değerleri yüksek olmadığı sürece bu kadınların çoğuna diyet uyluması yeterli tedaviyi sağlar. İki haftalık diet uygulaması sonucu kan değerleri normalleşmezse insülin eklenmesi gerekecektir. Gebeliğe bağlı hiper tansiyon ve pre eşlenmesinin gelişimi glikoz intolerunsının şikayetiyle ilgilidir. Tüm diabetli gebeler yüksek gebelik hiper tansiyonu riski altındadır. Diabetiz gebeler arasındaki hipertansik komplikasyon oranı diabetik olmayan kadınlardan daha yüksektir.
Gebelikte diyabetin görülme sebepleri;
Gebeliğin erken dönemlerinde ostorojen progestron ve diğer hormonların kandaki seviyelerin yükselmesi insülün salgısını uyarır.Gebeliğin ikinci yarısında ise hormonların yükselmesi ile insüline duyarsızlık artar. Bu nedenle AKŞ d-3-2 serbest yağ asitleri ve keton cisimleri yükselir. Gebeliğin ikinci tremestr sonuna doğru plasental madülasyonun hızlanması ile artan ve bir insülin antiyanisti olan human plesantel ketojenik hormonun artışı gebede insülin artışını 2-4 katına çıkarır. Artan HPLH düzeyine ek olarak kan da trijlerid, serbest yağ asidi serbest kortizol da artar.
Gestesyonel diyabet de tedavi;
Diette AKŞ 105 mg/d/ ve postprodnal/2 saat kan şekeri 120 mg/d/ değerleri sağlayamıyorsa insülin tedavisi başlanır.
Gestesyonel diyabetli olguların doğumdan sonra çoğunun kan şekeri normale döner. GDM’li olguların yaklaşık %25-30’undan 20 yıl içinde diabet geliştiği göz önünde bulundurularak olgular izlenmelidir. GDM olgularında sonraki gebeliklerde GDm tekrarlama riski yüksektir.
EBELİK BAKIMI
Gebelikte verilen insülin dozu doğumdan sonra yarı yarıya azaltılır. Bu sebeple kan glikoz düzeyi sık takip edilir . Gebeye beslenme eğitimi verilmeli nelerden uzak durması gerektiği ve diyetin önemi kavratılmalıdır. Kronik diyabeti olan bir anne adayının gebe kalmadan önce sağlık bakımı olması sağlanmalıdır. Gebeliklerinden önce diyabeti bulunan kadınların gereken bakımı almalıdır. Burada iyi bir ön izleme sağlayabilir. Metarnel ve meonental komplikasyon riskini azaltmak için diyabetli bir şekilde glisemik kontrol ve kilo izlenimi gerçekleştirilmelidir.
Doğumdan sonra diabetik anneye ileriki gebelikler hakkında bilgi vermek gerekir. En başarılı gebelikleri gençliğinden geçireceğine dayanarak gelecek bebekleri doğurmada gecikmemesi öğütlenmelidir. Konrosepsiyon amacı ile bariyer veya mekanik kontroseptikler önerilerilebilir. Eğer enfeksiyon durumu yoksa yan etesiaz olan rahim için araç önerilir. Doğum sayısının tamamlanmış ve başka çocuk arzusu olmayan kişilere siterilazosyon c tüplerinin bağlanması önerilir.
1.2.5.5 Preeeklemsi-eklemsi
Preeeklemsi-eklemsi gebelikte görülen ve hiper tansiyon ve protein nüriden meydana gelen sıklıkla gebeliğin 20. haftasında görülen bir rahatsızlıktır. Geçmişte ödemde bir tanı kriterike yaşında hemde tanı için geçerliliğini içermiştir. Eklemsi ise preeeklemsinin ağır şekli kanvülüzasyon ve koma ile seyreden bir şekil alır. (33,35,45)
Preeeklemsi olgularında düzenli yapılan takiplerinde proteinleri hiper tansiyonu bir veya ikisinin birden saptanması tanımın kolayca konmasını sağlar. Proteinleri 24 saatlik dönemde idrar protein konsantrasyonunun 300 MG’den fazla ise mevcuttur. 24 saatlik idrar birikimi proteinleri tanısı için tanımlayıcı bir testtir. Hiper tansiyon ise 6 saat ara ile yapılır. Ölçümde 140-90 mmlg veya üzerinde saptaması basınç saptanmasıdır. Bu yüzden sıkı bir pree eşlenmesi grubunda anormal glikoz toleransı oranla ve de total kolestirol tirgliserid değeri daha yüksek bulunur.
Obersite preeşlensinin yarısına gebeliğe bağlı hiper tansiyona gelişmesinde kesin bir risk faktörüdür. Üçüncü trimasterde preeeklentik gebelerde hem plazma hem de idrar nıtrik asit düzeylerini normal tansit gebelere göre anlamlı olarak düşüktür. Ancak hafif ve ağır preeeklentik gruplar arasında bir fark saptanmamıştır. (2,3)
Preeeklemsi ve eklemsinin komplikasyonu kardiyo P- imoner aresttir. Yükselmiş magnezyum seviyeleri Hipoksi masit hemoroji ve
Benzer Yazılar: